Malala Yousafzai (telaffuz: [məˈlaːlə jusəf ˈzəj]; 12 Temmuz 1997),[4] Pakistanlı bir kadın eğitim aktivisti ve aynı zamanda 2014 Nobel Barış Ödülü sahibi.[5] 17 yaşındayken, Nobel Ödülü alan en genç ve ikinci Pakistanlı ve ilk Peştundur. İnsan hakları savunuculuğuyla, özellikle de Taliban Pakistan'ının zaman zaman kızların okula gitmesini yasakladığı anavatanı Swat'takadın ve çocukların eğitim almasını savunmasıyla tanınır. 11 yaşından itibaren kız çocuklarının eğitim hakkını savunmaya başlamıştır.[6] Savunuculuğu uluslararası bir harekete dönüşmüş ve eski Başbakan Şahid Hakan Abbasi'ye göre Pakistan'ın "en önde gelen vatandaşı" olmuştur.[7]
Yusufzay eğitim aktivisti Ziyauddin'in kızı olarak Swat'ta Peştun bir ailede doğdu ve adını Afgan ulusal kahramanı Maiwandlı Malalai'den aldı. Babasının düşünce ve insani yardım çalışmalarından ilham aldı[8] ve Abdul Gaffar Han, Barack Obama ve Benazir Butto'yu rol modelleri olarak benimsedi.[9] 11 yaşında, BBC Urdu için Taliban işgali altındaki Swat'taki hayatını anlatmak amacıyla Gul Makai takma adıyla bir blog yazdı. Ertesi yaz, Pakistan Silahlı Kuvvetlerinin Swat'taki militanlara karşı Rah-e-Rast Operasyonu başladığında, Adam B. Ellick onun hayatı hakkında bir New York Times belgeseli yaptı. Basılı yayın ve televizyonda röportajlar vererek ün kazandı ve aktivist Desmond Tutu tarafından Uluslararası Çocuk ve Barış Ödülü'ne aday gösterildi.
9 Ekim 2012'de, Yusufzay ve iki diğer kız, sınav sonrası bindikleri bir otobüste, bir Taliban silahlı adamı tarafından Swat bölgesinde vuruldu; silahlı kişi olay yerinden kaçtı. Yusufzay, bir kurşunla başından isabet alınmıştı. Kritik ve bilinçsiz durumda Rawalpindi Kardiyoloji Enstitüsü'ne kaldırıldı, ancak durumu Birleşik Krallık, Birmingham'daki Queen Elizabeth Hastanesi'ne nakledilmesine yetecek kadar iyileşti.[10] Hayatına yönelik girişim, ona uluslararası bir destek seline yol açtı. Ocak 2013'te Deutsche Welle, Onun "dünyanın en ünlü genci" olabileceğini bildirdi.[11] Cinayete teşebbüsten haftalar sonra, Pakistan'ın önde gelen 50 Müslüman din adamından oluşan bir grup, onu öldürmeye çalışanlara karşı bir fetva yayınladı.[12] Pakistan Talibanı uluslararası düzeyde hükûmetler, insan hakları örgütleri ve feminist gruplar tarafından kınandı. Taliban yetkilileri, Yusafzay'ı daha fazla suçlayarak, olası bir ikinci suikast girişimi planlarını da ekleyerek suikastı dini bir yükümlülük olarak haklı buldukları açıklamasıyla kınamaya yanıt verdi.[13]
İyileştikten sonra Yusufzay eğitim hakkı için çalışan önde gelen bir aktivist oldu ve Şiza Şahid ile birlikte Birmingham merkezli, kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olan Malala Fund'ı kurdu.[14] 2013'te uluslararası çok satanlar listesine giren Ben Malala kitabının ortak yazarıdır.[15] 2012'de Pakistan'ın ilk Ulusal Gençlik Barış, 2013 Saharov Ödülü'nü aldı.[16][17]
Malala 2014 yılında Hindistan'dan Kailash Satyarthi ile Nobel Barış Ödülü'nün ortak alıcısıydı. 17 yaşındaydı ve o zamana kadarki en genç Nobel Ödülü sahibiydi.[18][19] 2015 yılında Oscar kısa listeye giren He Named Me Malala adlı belgesele konu oldu. Time dergisi 2013, 2014 ve 2015 yıllarında onu dünyadaki en etkili insanlardan biri olarak gösterdi.
2017'de Kanada fahri vatandaşlığı ile ödüllendirildi ve Kanada Avam Kamarası'na hitap eden en genç kişi oldu.[20]
Yusafzay, ortaokul eğitimini 2013'ten 2017'ye kadar İngiltere /Birmingham'da Edgbaston Lisesinde [21] tamamladı. Oradan Oxford'daki Lady Margaret Hall'da bir yer kazandı ve Felsefe, Politika ve Ekonomi (PPE) alanında Bachelor of Arts için üç yıllık bir eğitim aldı. 2020 yılında mezun oldu.[22]
Yusafzay, 12 Temmuz 1997'de Pakistan'ın kuzeybatısı olan Hayber PahtunvanınSwat Bölgesi'nde düşük-orta gelirli bir ailenin (Ziyauddin ve Toor Pekai)'in kızı olarak dünyaya geldi.[23][24] Ailesi, Yusufzay kabilesine mensup Peştun etnik kökenli Sünni Müslümanlardı.[25] Hastanede doğum için yeterli paraları olmadığı için Yousafzay, komşularının yardımıyla evde doğdu.[26] İlk adı güney Afganistan'dan ünlü bir Peştun şairi ve savaşçı kadın olan Maiwand'lı Malalai'den esinlenir ve "kederli" anlamına gelir.[27][28]Mingora'daki evinde iki küçük erkek kardeşi Khushal ve Atal, ebeveynleri Ziauddin ve Tor Pekai ile yaşıyordu.[29]
Akıcı bir şekilde Peştuca, Urduca ve İngilizce bilen Yousafzay, çoğunlukla bir şair, okul sahibi [30] ve yine bir eğitim aktivisti ve Kushal Halk Okulu olarak bilinen bir okullar zincirini yöneticisi olan babası Ziauddin Yousafzaydan eğitim alır.[31][32] Doktor olmayı arzulamış, ancak babası onu politikacı olmaya teşvik etmişti. Ziyauddin, kızından tamamen özel bir şey olarak bahseder ve iki erkek kardeşi yatağa gönderildikten sonra bile geceleri uyumaması ve siyaset konuşmasına izin verir.[33]
İki kez Başbakan seçilen Benazir Butto'dan ilham alan Yousafzay, eğitim hakları hakkında konuşmaya babasının onu yerel basın kulübünde konuşmak için Peşaver'e götürdüğü Eylül 2008'de başladı.[8] Bölgedeki gazete ve televizyon kanallarında yer alan bir konuşmada "Taliban temel eğitim hakkımı nasıl elimden alır?" diye sordu.[34] 2009'da Savaş ve Barış Raporlama Enstitüsü'nün Pakistan'daki Open Minds gençlik programında staj ve akran eğitimcisi olarak görev yaptı. Öğrencilerin gazetecilik, kamusal tartışma ve diyalog yoluyla sosyal meseleler hakkında yapıcı tartışmalara katılmaları için bölgedeki okullarda çalıştı.[35]
2008 sonlarında Mevlana Fazlullah liderliğindeki "Pakistan Talibanı"nın militanları Swat Vadisi'ni ele geçirerek televizyonu, müziği, kız çocuklarının eğitimini ve kadınların alışverişe gitmesini yasaklıyor,[36][37] kasaba meydanlarında başları kesilmiş polis cesetlerini sergiliyorlardı.[36]
BBC Dünya Servisinden Amir Ahmed Han ve meslektaşları, Pakistan Taliban'ınınSwat'ta artan etkisini haber yapmanın yeni bir yolunu 2008'in sonlarında bularak bir kız öğrenciden oradaki hayatı hakkında isimsiz bir blog yazmasını istemeye karar verdi. Editör Mirza Wahid, "Swat'taki şiddeti ve siyaseti ayrıntılı olarak ele alıyorduk, ancak sıradan insanların Taliban yönetimi altında nasıl yaşadığı hakkında pek bir şey bilmiyorduk" diyor.
Peşaver'deki muhabir Abdul Hay Kakar, öğretmen Ziyauddin Yusafzay ile temas halindeydi. İlk başta, 15 yaşındaki Ayşe adında bir kız bir günlük yazmayı kabul etmiş, ancak ebeveynleri, Taliban'ın misillemesinden korktukları için günlük tutmasını engellemişti. Diğer aileler de bunu çok tehlikeli bulmuş ve istekli bir öğrenci bulunamamıştı. Baba Yusufzay son olarak o sırada yedinci sınıfa giden 11 yaşındaki kızı Malala'yı önerdi.[38][39] Editörler Yusufzayın güvenliğinden endişe duydukları için takma ad kullanmasında ısrar ettiler.[36] Blog, Peştun halk masalındaki bir karakterden alınan "Gul Makai" (peygamber çiçeği ") başlığıyla yayınlandı.[36][40][41][42]
İlk yazısı BBC Urduca blogunda 3 Ocak 2009'da yayınlandı. Notları elle yazıyor ve onları tarayıp e-postayla bir muhabire gönderiyordu.[36]
Yusafzay'nin Birinci Swat Muharebesi sırasında askeri operasyonlar sırasında şunları yazmıştı:
Dün askeri helikopterler ve Taliban ile ilgili korkunç bir rüya gördüm. Swat'ta askeri operasyonun başlamasından bu yana böyle rüyalar gördüm. Annem bana kahvaltı hazırladı ve ben okula gittim. Okula gitmekten korkuyordum çünkü Taliban tüm kızların okula gitmesini yasaklayan bir ferman çıkarmıştı. Pakistan Talibanı'nın fermanı nedeniyle 27 öğrenciden sadece 11'i derse katıldı. Bu fermandan sonra üç arkadaşım aileleriyle birlikte Peşaver, Lahor ve Rawalpindi'ye geçti.[27]
Swat'ta Pakistan Talibanı, 15 Ocak 2009'dan sonra hiçbir kız çocuğunun okula gidemeyeceğine dair bir ferman çıkarmıştı. Zaten 100'den fazla kız okulunu havaya uçurmuşlardı.[36] Yasağın yürürlüğe girmesinden önceki gece, Yusafzayi birkaç kez uyandıran topçu ateşinin gürültüsüyle doluydu. Ertesi gün, yerel bir gazetede yayınlanan blog yazılarını da ilk kez okudu.[27]
Okuldan yasaklanması
Fermanın ardından Pakistan Talibanı birkaç yerel okulu daha yıktı. 24 Ocak 2009'da Yusafzay şunları yazdı: "Yıllık sınavlarımız tatilden sonra yapılacak, bu ancak Pakistan Talibanı kızların okula gitmesine izin verirse mümkün olacak. Bize sınav için belirli bölümler hazırlamamız söylendi ama içimden ders çalışmak gelmiyor."[43]
Şubat 2009'da kız okulları kapalıydı. Erkek okulları da dayanışma için 9 Şubat'a kadar açılmama kararı aldı ve bunu belirten duyurular ortaya çıktı.[43] 7 Şubat'ta Yusafzay ve erkek kardeşi, sokakların terk edildiği ve "ürkütücü bir sessizliğin" olduğu memleketleri Mingora'ya döndüler. Blogunda şöyle yazmıştı: "Annemize hediye almak için markete gittik ama kapalıydı, eskiden geç saatlere kadar açık olurdu. Diğer birçok dükkan da kapalı." Evleri soyuldu ve televizyonları çalındı.[43]
Erkek okulları yeniden açıldıktan sonra Pakistan Talibanı, karma eğitim yapılan ilköğretim okullarına yönelik kısıtlamaları kaldırdı. Sadece kız öğrencilerin katıldığı okullar kapalıydı. Yusafzay, kayıtlı 700 öğrenciden sadece 70'inin katıldığını yazdı.[43]
15 Şubat'ta Mingora'nın sokaklarında silah sesleri duyuldu, ancak Yusafzayın babası, "Korkma - bu barış için ateş ediyor" diyerek ona güvence verdi. Babası gazetede hükûmet ve militanların ertesi gün bir barış anlaşması imzalayacaklarını okumuştu. O gecenin ilerleyen saatlerinde, Taliban FM Radyo stüdyosunda barış anlaşmasını açıkladığında, dışarıda daha güçlü bir ateş daha başladı.[43] Yusafzay, 18 Şubat'ta ulusal güncel olaylar programı Capital Talk'ta Pakistan Taliban'ına karşı konuştu.[44] Üç gün sonra Tehreek-e-Nafaz-e-Shariat-e-Mohammadi lideri Mevlana Fazlulla FM radyo istasyonundan kadınların eğitimi üzerindeki yasağı kaldırdığını, ancak burka giymek zorunda olduklarını ve Martın 17'sindeki sınavlara kadar kızların okula gitmesine izin verileceğini duyurdu.[43]
Kız okulları yeniden açılıyor
Yusafzay, 25 Şubat'ta blogunda kendisi ve sınıf arkadaşlarının "sınıfta çokça oynadığını ve eskisi gibi eğlendiğini" yazdı.[43] Sınıfa katılım 19 öğrenciye ulaşmıştı. Ancak Pakistan Talibanı bölgede hala aktifti. Bombardıman devam etti ve yerinden edilmiş insanlara yönelik yardım malzemeleri yağmalandı.[43] Yusafzay, sadece iki gün sonra ordu ile Taliban arasında bir çatışma olduğunu ve havan toplarının seslerinin duyulduğunu yazdı: "İnsanlar barışın uzun sürmeyebileceğinden korkuyor. Bazıları barış anlaşmasının kalıcı olmadığı, sadece savaşa ara vermek olduğunu söylüyorlar." [43]
Yusafzay, iyi performans gösterdiği bir bilim makalesi hakkında 9 Mart'ta bir yazı yazdı ve Taliban'ın artık eskisi gibi araçları aramadığını ekledi. Blogu 12 Mart 2009'da sona erdi.[45]
Yerinden edilme
BBC günlüğü sona erdikten sonra, New York Times muhabiri Adam B. Ellick Yusafzay ve babasına bir belgesel çekmeleri için başvurdu.[39] Mayıs ayında Pakistan Ordusu, İkinci Swat Muharebesi (Rah-e-Rast Operasyonu olarak da bilinir) sırasında kontrolü yeniden kazanmak için bölgeye girdi. Mingora tahliye edildi ve Yusafzayın ailesi yerinden ayrıldı. Akrabalarının yanında yaşaması için kırsala gönderilirken babası protesto etmek ve destek için lobi yapmak üzere Peşaver'e gitti. Belgeselde "Okuyacak kitabım olmadığı için gerçekten çok sıkıldım" derken filme alınıyor.
O ay, bir basın toplantısında militanları eleştirdikten sonra, Yusafzayın babası Pakistanlı bir Taliban komutanı tarafından telsiz üzerinden ölüm tehdidi aldı. Yusafzay, aktivizminde babasından derinden ilham aldı. O yaz, ilk kez, bir zamanlar arzuladığı gibi bir doktor değil, bir politikacı olmayı taahhüt etti.[29]
Yeni bir hayalim var... Bu ülkeyi kurtarmak için siyasetçi olmalıyım. Ülkemizde çok fazla kriz var. Bu krizleri ortadan kaldırmak istiyorum
“
”
Malala Yusafzay, Yerinden edilenler sınıfı (documentary)[29]
Temmuz başında mülteci kampları tamamen doldu. Başbakan, Swat Vadisi'ne dönmenin güvenli olduğunu söyleyen uzun zamandır beklenen bir açıklama yaptı. Pakistan ordusu, Taliban'ı şehirlerin dışı ve kırsal bölgelere sürmüştü. Yusafzayın ailesi yeniden bir araya geldi ve 24 Temmuz 2009'da evlerine döndüler. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama'nın Afganistan ve Pakistan özel temsilcisi Richard Holbrooke'u görmeye davet edilmiş olan bir grup diğer tabandan aktivistle buluşmak için kısa bir durak yaptılar. Yusafzay, Holbrooke'a duruma müdahale etmesi için yalvardı ve "Sayın büyükelçi, eğitimimizde bize yardım edebilirseniz, lütfen bize yardım edin" dedi. Ailesi nihayet eve döndüğünde, evin hasar görmediğini ve okulunun sadece hafif hasar gördüğünü gördüler.
2022: Elected World's Children's Prize Decade Child Rights Hero, amongst previous recipients of the World's Children's Prize.[102]
Notlar
^Yusufzay'ın ailesinin Hindistan'daki ödül törenine güvenlik endişeleri nedeniyle Pakistan yetkilileri tarafından izin verilmedi, bu nedenle ödül, İngiliz-Pakistanlı film yapımcısı Sevy Ali tarafından babasına kaçırıldı.[52]
^"Where it all started: 'A diary that highlighted Swat's human tragedy'". The Express Tribune. 12 Ekim 2012. 20 Nisan 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 15 Ekim 2012. The name Gul Makai – a heroine of Pakhtun folktale – was chosen as an apt pseudonym meant to strike a chord with the local population so they could easily identify with Malala's blog, he added.Birden fazla yazar-name-list parameters kullanıldı (yardım); Yazar |ad1= eksik |soyadı1= (yardım)
^A Glossary of the Tribes and Castes of the Punjab and North-West Frontier Province. 1. 1911. s. 56. 10 Kasım 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 15 Ekim 2012. Yet another legend of Yusufzai origin is often recited by the Kurram Dums. It enshrines the lives of Musa Khan and Gulmakai, their quarrels and final reconciliation. It is very well known I believe on the Peshawar side, and has probably been already recorded.
^"Mother Teresa Awards 2012". Mother Teresa Awards: A Harmony Foundation Initiatives. 15 Aralık 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 15 Aralık 2014.